nasıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nasıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2016 Cuma

5 Kişilik Ailenin Araba ile Kuzey Avrupa Turu - Bölüm 2

Uçağımızı ve arabamızı ayarladıktan sonra sırada yine önemli bir kalem olan vize başvurusu bulunuyor.

Bizim seyahatimiz öncelikle Fransa'nın Mulhouse kentinde yaşayan kayınbiraderimi ziyaret ile başlayacağından durumumuz biraz karışıktı. Çünkü vize başvuru sayfasında ya "Aile Ziyareti" ya da "Turistik Ziyaret" başvurusu yer alıyor. Bizim gibi her ikisini birden yapacaklar için bir açıklama yer almıyor. VFS'in (Fransa ve diğer ülkelerin vize başvurusunun yapıldığı şirket) e-posta adresine bu konu ile ilgili bir posta yazdım ve bana cevaben "herhangi bir yönlendirme yapamayacaklarını, ancak yanıt bulamazsam turistik vize için başvuru yapabileceğimi" belirttiler. Ne yazık ki bu cevaba itimat ederek her şeyimi turistik vizeye göre ayarladım. Başvuru için gittiğimde ise ilk günlerim için kalacak yer gösteremediğim (ileride açıklayacağım) ve eşimin ağabeyinin Fransa'da yaşıyor olmasının aile başvurusu için yeterli olduğunu ve bilimum sorunlarla başvurumuzu almadılar. Neyse ki acilen aile başvurusu için gerekli davet mektubunu (yine ileride açıklayacağım) hazırlattık ve aile başvurusu ile vizemizi aldık.

Vize Başvurusu


Yabancı devletlerin vize başvurusunda göz önünde bulundurdukları en önemli nokta sizin bir mülteci vb. niyetinizin olup olmadığı ve masraflarınızı karşılamak için bir çözümünüz olup olmadığıdır. Tüm başvuru işlemlerinizi bu gözle yapmanız önemli.

Ben bir kamu kurumunda çalıştığım için vize için gerekli olan çalışma belgesi vb.'ni hemen çıkartabildim. Eşim de yine kendi kurumundan bu belgeleri temin etti. Diğer hesap dökümü, çocuklar için öğrenci belgesi vb. tüm belgelerimizi de hazırladık. Vize için gerekli olan seyahat sigortasını yine Adios ile ücretsiz temin ettik.

İlk yöntem olarak yukarıda belirttiğim gibi turistik ziyaret başvurusu denedik. Bunun için tüm seyahat rotamızın en azından taslak olarak belirlenmesi gerekiyordu. Çünkü vize belgelerinde "kalacak yer bildirimi" de gerekiyor. Bu nedenle ileride açıklayacağım şekilde kendimize bir güzergah belirledik ve tüm kalacağımız yerleri booking.com aracılığıyla rezerve ettik. Ardından yine booking.com'un sağladığı onay sayfalarının dökümünü aldık ve vize başvurumuza ekledik. Ama tabi tüm otellerin bilgilerini şengen formuna tek tek girmek ve bunu tüm aile bireyleri için 5 defa yapmak parmaklarımı kopardı. Buraya kadar her şey normaldi ama yukarıda belirttiğim gibi ilk 5 gün için bir otel belirtemediğimiz için başvurumuzu almadılar. (görevliye çakma bir rezervasyon yapsam ne olurdu diye sordum, eşimin ağabeyinin kaydını bulacakları için kabul etmezler cevabını aldım.)

İkinci yöntem olan aile ziyareti başvurusu aslında çok daha kolaydı (bizim için). Kayınbiraderim bir davet mektubu ve diğer gereken belgeleri hazırlattı ve acele posta ile (normalde 24 saatte gelmesi gerekiyordu ama 48 saat sürdü) bize gönderdi. Biz de bu davet mektubunu da belgelerimize ekleyerek başvurumuzu yaptık. Hiç otel vb. detayları vermemize gerek kalmadı. Şengen formunu doldurması da çok daha kolaydı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta vize başvurusunun olası problemlere karşın mümkün olduğunca erken yapılması. Eğer süremiz yeterli olmasaydı muhtemelen vizeyi alamayacaktık.

Son bir not, Fransa vize başvuruları VFS sitesinden alınan online randevu ile yapılıyor. Bu randevular da aylık olarak dağıtılıyor. Yani Temmuz ayı için 1 Temmuz'dan itibaren randevu alabiliyorsunuz. Yaz dönemi vb. başvuruların yoğunlaştığı dönemlerde daha ayın 10'u gelmeden tüm randevular dolabiliyor. Bu gibi durumlarda sürekli denemeye devam etmek olası iptal vb. durumlarda oluşan boşlukları yakalamanızı sağlayabilir. Değilse bir sonraki ayı beklemeniz gerekecektir. Bu nedenle belki de ilk iş olarak vize randevusu almak faydalı olacaktır (tabi pasaportlarınız hazırsa).

22 Temmuz 2016 Cuma

5 Kişilik Ailenin Araba ile Kuzey Avrupa Turu - Bölüm 1

Diğer yazılarımda olduğu gibi tecrübelerimden herkesin faydalanması için paylaşmaya devam ediyorum. Bu yaz ailem ile birlikte (ben, eşim, 9 yaşındaki oğlum, 5 yaşındaki kızım ve 11 aylık minik oğlum) farklı bir tatil yapmak istedik. Hem kredi kartımızda biriken puanları kullanmak (ileride açıklayacağım) hem de ev vb. kredi borcuna girmeden önce imkanlarımızı kullanmak istedik.

Planlama ve Seyahat Öncesi Harcamalar


Adios Hakkında Kısa Bilgi

Öncelikle Yapı Kredi bankasının sunduğu Adios kredi kartı ile ilgili bilgi sahibi olmanız için biraz İnternet'i araştırmanızı öneririm. Örneğin DonanıımHaber sitesinde bu konu ile ilgili bir başlık bulunuyor. Bu kredi kartı size çok kolay kazandığınız puanları (bazı kampanyalar ile alışverişinizin %10'una kadar) 2 katından daha fazla değerli olarak uçak bileti ve otel harcamalarınızı karşılamada kullanabiliyorsunuz. Belirtmiş olduğum bağlantılardan bu konuda bilgi edinebilirsiniz. Biz yaklaşık 2 yıllık sürede 2000TL civarı puan biriktirmiştik. Bu puanlar sayesinde İstanbul-Basel gidiş dönüş ucak bileti ve 4 gece otelimizi karşıladık.

Takvim

Öncelikle seyahatimizi planladık. Eşim ile yıllık izinlerimizi ayarlayarak 7-24 Temmuz arasında seyahat edebileceğimize karar verdik.

Uçak Bileti

Uçak biletleri en hızlı yükselen maliyet kalemi olduğu ve vize almamızı büyük oranda garanti gördüğümüz için Mayıs ayında biletlerimiz aldık. Seyahatimize eşimin abisini kısa bir ziyaret ile başlayacağımız için biletimizi Basel (İsviçre) için almaya karar verdik. Biletleri İnternet üzerinden hizmet sunan skyscanner.com ya da kayak.com gibi uçak bileti arama sitelerinden tarattık. Ankara-Basel biletleri 4300TL gibi gözüküyordu ancak biraz detaylı bakınca İstanbul'da 4 saat bekleme ya da Sabiha Gökçen-Atatürk havalimanları arasında kendi başımıza yolculuk etme gibi zorunluluklar içerdiğini gördük. Eğer kısa bekleme (1-2 saat gibi) içeren bilet seçersek de fiyatlar 5000TL'yi geçiyordu. Bir tavsiye ile Ankara yerine İstanbul kalkışlı uçuşu arattık ve fiyatlar 3300TL civarına düştü. Yukarıdaki durumları düşününce Ankara-İstanbul arasını kendi aracımız ile seyahat (gidiş-dönüş yaklaşık 300TL) ve Atatürk Havalimanında 17 günlük otopark (280TL) masrafı Ankara'dan kalkıştan daha makul gözüktü ve biletimizi İstanbul'dan almaya karar verdik.

Adios Seyahat hattını arayarak İstanbul-Basel uçak biletimizi avans puan kullanmadan yaklaşık 1600TL değerindeki puanlarımız ile satın aldık.

Araç Kiralama

Seyahat tarihimiz ve başlangıç noktamız kesinleştikten sonra ikinci aşama tabi ki araç kiralama. Çünkü araç fiyatları da tıpkı uçak biletleri gibi gün geçtikçe artıyor ve özellikle uzun süreli kiralama durumunda boşta araç bulma olasılığınız azalıyor. Uçak biletinden farklı olarak parayı peşin ödeseniz de 48 saate kadar iptal durumunda ücretinizin iadesini isteyebiliyorsunuz. Tabi kendi kiralamanızda bu durumu teyit etmeyi unutmayın.

Uygun araç ve firma bulmak için yine skyscanner.com sitesini kullandım. Buradan yaptığım aramalarda bana uygun olabilecek bir aracı (Renault Scenic vb.) Budget üzerinden kiralama sağlayan holidayautos.com sitesinden yaklaşık 2300TL civarında buldum. Ancak Budget'ın kendi sitesinden aynı aramayı yaptığımda aynı arabayı 2750TL'ye verdiğini gördüm. Haliyle bu bir şüphe uyandırdı ve İnternet'te yaptığım kısa bir araştırmada holidayautos gibi şirketlerin fiyatı düşük tutmak için araç sigortasını kendileri yaptığını ve bu nedenle hem limitlerde hem de hasar durumunda sorunlar olduğunu öğrendim. Ben de aradaki farkı göze alarak aracımı doğrudan budget.com.tr sitesi üzerinden kiraladım.

Bu arada şunu da hatırlatmak isterim, araç kiralama şirketleri aldığınız aracı başka bir havalimanında teslim etmenize izin veriyor. Bu nedenle uçak biletini de buna göre planlayarak farklı şehirden dönüş yapabilirsiniz. Tabi bu kolaylığın bir masrafı var, benim yaptığım aramalarda 1000TL'ye kadar fiyat farkı oluşabiliyor. Bu nedenle ben seyahatimi başladığım yerde bitecek şekilde planlamayı tercih ettim.

7 Kasım 2010 Pazar

Adliyedeki Bilirkişi Listesine Kaydolma

Daha önceden bilirkişilik yapmış olsam da bilirkişi listesine eklenmediğim için bir daha bilirkişilik yapamadım. Şimdi  2011 yılı için bilirkişi listesine kaydolmak için başvurdum. İşte başımdan gelenler..

Bilirkişi kayıtları her sene ekim ayının ikinci yarısında gerçekleştiriliyor. Bu yüzden başvurmak isteyenlerin bu tarihe kadar gerekli evraklarını hazır etmelerinde fayda var. Gerekli evraklar şunlar (Güncel listeyi bulunduğunuz ilin adliyesinden ya da internet sitesinden temin edebilirsiniz):

  • Nüfus cüzdanı örneği (muhtarlıktan)
  • İkametgah (muhtarlıktan)
  • Diploma fotokopisi (noterden)
  • Mesleğinizi en az 3 yıldır yürüttüğünüze dair belge (örn. iş yerinde çalışıyor belgesi, iş yerinizden)
  • Adli sicil kaydı (adliyeden)
Gerekli evrakları bulunduğunuz şehrin adliyesinde "Adalet Komisyonu"na teslim ediyorsunuz ve kaydınız alınıyor. Size ait bir başvuru numarası oluşturuluyor ve bu numara size bildiriliyor. Numaranız ile 30 Kasım tarihinde yine adliyenin internet sitesinden kabul sonucunuzu öğrenebiliyorsunuz. Kabulünüz ile birlikte yemin tarihiniz de belli oluyor.

Şimdilik bu kadar, yeminimi ettikten sonra tekrar yazarım.

6 Kasım 2009 Cuma

Nasıl Bilirkişi Olunur?

Bu konuda kesin tecrübeli olmamakla birlikte, bildiğim kadarıyla bilirkişi olmak için iki yöntem bulunmaktadır:

  • Adliye'deki Bilirkişi Listesine Kaydolma: Bu yöntem için her sene Ekim ayında açılan bilirkişilik başvurularını takip etmeniz gerekmektedir. Bu yöntemi kullanmasam da bildiğim kadarıyla çok zor bir işlem değil. Süreci ilgili adliyenin internet sitesinden takip ederek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz. Burada önemli olan 25 yaş sınırı ve 3 senelik uzmanlık kriteri. 3 senelik uzmanlık için de çalıştığınız kurumdan, işe başlama ya da çalışma süresini belirten, bir çalışıyor kağıdı almanız gerekiyor.
  • Davacı/Davalı Tarafından Mahkemeye Önerilme: Bu süreç esasen sizden bağımsız gelişiyor, yani biri size gelip teklif etmediği sürece yapabileceğiniz çok bir şey yok. Genel olarak istenen inceleme için yetenekleriniz ve ilgili sertifikalarınız göze alınarak, akademik çevre ya da çalıştığınız kurum üzerinden çağrılabilirsiniz. Tabi teklifi kabul etmek ya da etmemek tamamen sizin kararınız.
    Davacı/Davalı tarafından çağrılma durumunda dikkat edilmesi gereken noktalar var:

    • İlk münasebet taraflardan sadece biri ile yapıldığı için sizin objektifliğinizi etkilememelerine dikkat edilmeli. Örneğin "Bu dava bizim için çok önemli, sonucu bizi şöyle zora sokar vs.", "Şu şu şu... durumlardan eminiz, bunların tespitini yapamayacaksanız bu işe girmeyin" ve hatta "Bu iş bitsin, yorgunluğunuzu bir tatil ile atarsınız :)" tarzı cümlelerle sizi yönlendirmeye çalışabilirler.
    • Mahkemeye bilirkişi olmanızı taraflardan sadece biri sunsa dahi, siz herhangi bir tarafa ait değilsiniz. Sadece ve sadece hakime karşı sorumlusunuz ve hakim dışında kimseye bilgi vermek zorunda değilsiniz, ve hatta tek bir tarafa özel bilgi vermemelisiniz. Ne konuşursanız iki tarafa da iletmelisiniz.
    • Bilirkişiliğinizin kabulünün ardından "Size bir ön bilgi verelim", "Ne istediğimizi açıklayalım", "İşiniz sırasında şu şu şu... bilgileri de edinirseniz seviniriz" tarzında yönlendirmelerden uzak durun. Bilirkişiliğinizin başlamasından sonra tek bilgi kaynağınız dava dosyası, ve dava dosyasında istenenin dışında bilgi toplamamalısınız.